Bir takvim daha bitti, günler, aylar yine aktı gitti. Yavrucağım bizi anlar oldu, parmağıyla gösterir yaşını şimdi. Nice güzel yaşlar göresin gönlümün ince teli. Sevmeyi sevilmeyi tadasın. Yaşamayı keyif bilesin. Kötüsü sana hiç uğramasın.
Bir takvim daha bitti, günler, aylar yine aktı gitti. Yavrucağım bizi anlar oldu, parmağıyla gösterir yaşını şimdi. Nice güzel yaşlar göresin gönlümün ince teli. Sevmeyi sevilmeyi tadasın. Yaşamayı keyif bilesin. Kötüsü sana hiç uğramasın.
Yirmiden sonra çocuk gibi hissetmemeye şartlanmaktan veya belki de kendiliğinden, saymayı da temelli bırakarak mevcut yıldan doğduğum yılı çıkararak bulmaya başlamıştım artık yaşımı. Özgürlüğü içime çektiğim, sevdalandığım, bir bavulla oradan oraya fikirleri kovaladığım, çalışmakla geçen bu yıllar berrak bir su gibi akıyor şimdi. Acaba boşa mı aktı diye sormaktan, geldiğim yola dönüp bakmaktan alamıyorum kendimi. İçimdeki bir ses uğuldayan rüzgarın sesine karışıyor, gelecekte yaşamaktan vazgeçmek yerine ısrarla yağacak yağmuru ve doğacak güneşi beklemeye koyuluyorum.
Su toplamış ağır bir gülle
Ne yana yatsam o yana yuvarlanır
Takılır kaburgama düşmez dışarı
Boğazımdan çeker de gözümden akmaz
Yardım edin
Bir arkadaşım kaybettiği köpeğini bulmuş bu sabah
Öbürünün sevdiği yemek çıkacakmış yemekhanede
Uyurken üstümden yorgan atıp hasta olmuşum
Otobüsün yokuşu çıkmasına yirmi dakika kalmış
Kahvaltıyı pas geçip ceketimi fırçaladığım alelade bir sabah bu sabah
Copyright 2009 - Kare